Türkiye'de, özellikle İstanbul'da çok fazla müze var. Geçmişi daha iyi anlamak ve geleceği aydınlatmak için, kimisinde savaşların kalıntıları, kimisinde tarihi eserler, kimisinde eski dönemlerde yaşamış toplumlar sergileniyor. Peki daha önce halıların sergilendiği bir müzeyi hiç duydunuz mu?

Türkiye'deki tek müze

Oldukça değerli ve zengin bir halı koleksiyonuna sahip Halı Müzesi (Carpet Museum), kültürel mirasımız olan tarihi halıların korunması, geniş kitlelere tanıtılması ve bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarını sağlamak amacıyla ziyarete açılmış.

Dünyanın en zengin halı koleksiyonlarından birine sahip olan Vakıflar Halı Müzesi'nde eski bir islam geleneğiyle cami ve mescitlere bağışlanan tarihi ve sanatsal değere sahip halılar bulunuyor. Eski zamanlarda insanlar, ölen kişinin sevap kazanması için halı ve kilim dokur, sonra da camilere bağışlardı. Tekke ve zaviyeler kapatıldıktan ve birbirine yakın camilerin birleştirilmesinden sonra açığa çıkan camilerdeki halılar, ambarlarda toplandı. Daha sonra tarihi halı ve kilimlerin sergilendiği müze açılması fikriyle, bu müzede sergilenmeye başladı.

O dönemden günümüze kadar muhafaza edilmiş halılar, müzelere ilgisi olmayanları bile çok fazla etkiliyor.

Türkiye'de halıların sergilendiği tek müze olan Halı Müzesi'nin bünyesinde toplam 448 adet halı bulunmakta. Müzenin halı koleksiyonu, Selçuklu Dönemi'nin ünlü halıları, bütün Osmanlı halı grupları, 15. yüzyıla ait seccadeler ve hayvan figürlü halılar, 17. yüzyıla ait Uşak halıları, İran ve Kafkasya'ya ait halılar ve 15-17. yüzyıllar arasında yaşamış zenginlerin halılarını barındırıyor.

Müzenin içerisine girdiğinizde, yüzyıllar öncesine gidecek, Anadolu kadınlarının yaşamlarını yansıtarak dokuduğu halılarda onların çektiği zorlukları hissedeceksiniz.

Koleksiyonda en dikkat çeken halılar ise; Divriği Ulu Camii'sinde kullanılan XIV. yüzyıl Beylikler dönemine ait bir Mengücük halısı, eşi ve benzeri hiçbir yerde olmayan sadece bu müzede bulabileceğiniz hayvan figürlü halı, ve Osmanlı Sarayında kullanılan kilimler olarak göze çarpıyor.

Tarihte 6 asır boyunca hüküm sürmüş bir devletin sarayında kullanılan bu halılar, sizi Osmanlı Dönemi'ne kadar götürecek.

Yıllar öncesinde dokunan bu halılar estetik ve özgün olmakla birlikte, turistler tarafından da oldukça ilgi görmekte. Halı Müzesi; içerisindeki loş ışıkları, sükuneti, el dokuması halıları, kilim ve seccadeleriyle görülmeye değer... Halı Müzesi, Pazartesi hariç her gün 09.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Musa MUTLU (musamutlu982@gmail.com)

Koleksiyonun nadide eserleri olarak seçilen 46 halı ve seccade, kronolojik sırayla, yöresel desen gruplarına göre 3 ayrı galeride sergileniyor. Birinci galeride Beylikler Dönemi'nde kullanılan erken ve klasik Osmanlı Dönemi'nde bulunan Anadolu halıları, ikinci galeride Osmanlı Dönemi'nde yer alan Orta ve Doğu Anadolu halı ve halı seccadeler, üçüncü galeride ise Osmanlı Dönemi'nde bulunan büyük boyutlu Uşak halıları ve saf halı seccadeler yer alıyor.

Koleksiyonda en dikkat çeken halılar ise; Divriği Ulu Camii'sinde kullanılan XIV. yüzyıl Beylikler dönemine ait bir Mengücük halısı, eşi ve benzeri hiçbir yerde olmayan sadece bu müzede bulabileceğiniz hayvan figürlü halı, ve Osmanlı Sarayında kullanılan kilimler olarak göze çarpıyor.
OGÜNhaber