Paris, 2 Şubat 26 (TAK): Son 18 ayda yaşanan 23 silahlı çatışmayı inceleyen kapsamlı ve yetkin bir araştırma, savaşın etkilerini sınırlamayı amaçlayan uluslararası hukukun kırılma noktasına geldiği sonucuna vardı. Çalışmaya göre bu süreçte 100 binden fazla sivil hayatını kaybederken, işkence ve tecavüz gibi ağır suçlar neredeyse cezasız kaldı.
Dünya genelinde son 18 ayda, 23 silahlı çatışma bölgesinde 100 binden fazla sivil hayatını kaybederken, işkence ve tecavüz gibi ağır suçlar neredeyse cezasız kaldı. Gazze’de çocukların öldürüldüğü, Ukrayna’da sivil kayıpların arttığını ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde cinsel şiddetin “salgın” boyutuna ulaştığı belirtildi.
Cenevre Uluslararası İnsancıl Hukuk ve İnsan Hakları Akademisi tarafından hazırlanan “War Watch Raporu”nda, “Savaşın etkilerini sınırlamayı amaçlayan uluslararası hukukun kırılma noktasına geldiği” ifade edildi. Raporda, ihlallerin ölçeği ve bunları önlemeye yönelik tutarlı uluslararası çabaların yokluğu nedeniyle, uluslararası insancıl hukukun “kritik bir kırılma noktasında” olduğu vurgulandı.
Raporu kaleme alan Stuart Casey-Maslen, “Geçmişte işlenen vahşet suçları tolere edildiği için yenileri tekrarlanıyor. Attığımız ya da atmadığımız adımlar, uluslararası insancıl hukukun tamamen ortadan kalkıp kalkmayacağını belirleyecek” dedi.
Temmuz 2024 ile 2025 sonu arasında dünya genelinde yaşanan 23 silahlı çatışma bölgesini inceleyen “War Watch Raporu”nda, “2024 ve 2025 yıllarında silahlı çatışmalar sırasında kaç sivilin öldürüldüğünü tam olarak bilmiyoruz. Ancak bu sayının 100 binin çok üzerinde olduğunu biliyoruz” saptaması yapıldı.
Raporda, uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlalleri “son derece geniş bir ölçekte ve yaygın cezasızlık ortamında gerçekleşti. Buna karşın, savaş suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasına yönelik girişimlerin oldukça sınırlı kaldığı” vurgulandı.
War Watch Raporu’nda, “Uluslararası hukukun ciddi ihlallerine yönelik yaygın cezasızlıkla mücadele, bir politika önceliği olarak ele alınmalıdır,” denildi. Raporda, Cenevre Sözleşmeleri uyarınca tüm devletlerin uluslararası insancıl hukuka ‘her koşulda saygı göstermek ve bunu sağlamakla’ yükümlü olduğu hatırlatılarak, “pratikte antlaşma hükümleri ile sahadaki gerçeklik arasında giderek büyüyen bir uçurum oluştuğu” belirtildi.
Gazze’de 18.592 çocuk öldürüldü
“War Watch Raporu”na göre, Filistin’in en ölümcül çatışmalara sahne oldu. Raporda, Gazze’nin toplam nüfusu yaklaşık 254 bin kişi azaldı. Bu rakam, savaş öncesine kıyasla yüzde 10,6’lık bir düşüş anlamına geliyor. Ekim 2025’te ateşkes sağlanmasına rağmen, sonrasında yaşanan çatışmalarda yüzlerce Filistinli daha hayatını kaybettiği belirtildi. Filistin’de 2025 yılı sonu itibarıyla öldürülenlerin 18 bin 592’sinin çocuk ve yaklaşık 12 bin 400’ünün ise kadın olduğu kaydedildi. Toplam ölü sayısının 70 bine yaklaştığı tahmin ediliyor.
War Watch raporuna göre, Ukrayna’da 2025 yılında öldürülen sivil sayısı, önceki iki yılın toplamından daha fazla olduğu, kayıtlara geçen sivil can kaybının 2 bin 514’e ulaştığı belirtildi. Rusya’nın insansız hava aracı saldırılarında sivilleri kasıtlı olarak hedef aldığı vurgulanan raporda, milyonlarca evin elektrik ve temel altyapı hizmetlerinden mahrum kaldığına da yer verildi.
Cinsel şiddet “salgın”ı
Tüm çatışmalarda cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin belgelendiği ortaya konulan “War Watch Raporu”nda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki silahlı çatışmalarda, “neredeyse tüm taraflarca cinsel şiddetin sistematik biçimde uygulandığı” ve “bunun bir ‘salgın’ halini aldığı” vurgulandı. Mağdurların büyük çoğunluğunu kadınlar ve kız çocukları oluşturdu. Sudan’da da “ağır cinsel şiddet” vakalarına yer verilen raporda, “toplu tecavüzlerin bazı vakalarda aile üyelerinin gözü önünde gerçekleştiği” belirtildi.
Savaş suçlarının sistematik biçimde yargılanmasının sağlanması çağrısı yapılan raporda, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ile ulusal savaş suçları mahkemelerine yeterli siyasi ve mali destek verilmesi istendi.
Ancak, dünya genelinde son yıllarda en büyük katliamları gerçekleştiren ABD, Rusya, Çin, İsrail ve Hindistan gibi birçok ülke UCM’ye taraf ülkeler arasında yer almıyor…