BM 81. Genel Kurulu için New York’ta diplomasi trafiği hızlanırken, Adalar Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs başlıkları Türkiye, Yunanistan ve Rum yönetiminin gündeminde.
BM 81. Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli haftasında Ukrayna, Orta Doğu ve enerji güvenliği gibi küresel krizler görüşülürken, Türkiye-Yunanistan ilişkileri ile Kıbrıs sorunu da bölgesel gündemin önemli başlıkları arasında. Atina Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’deki görüş ayrılıklarını gündemde tutarken, Kıbrıs’ta BM gözetimindeki temasların yeniden müzakerelere zemin hazırlayıp hazırlamayacağı izleniyor.
Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli haftası için dünya liderleri New York’ta bir araya geldi. Genel Kurul’un genel görüşmeleri 22-28 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştiriliyor. Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar, enerji güvenliği, iklim ve yapay zekâ uluslararası gündemin başlıca konularını oluşturuyor.
Türkiye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi açısından ise New York’taki diplomasi trafiğinde Adalar Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs sorunu ayrı bir önem taşıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere 20 Eylül’de New York’a ulaştı. Erdoğan’a Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve diğer üst düzey yetkililer de eşlik ediyor.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis de 20-26 Eylül tarihleri arasında New York’ta bulunuyor. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Yerapetritis’in Avrupa, Orta Doğu, Asya, Afrika ve diğer bölgelerden çok sayıda mevkidaşıyla görüşmeler gerçekleştireceğini açıkladı.
Ankara ile Atina arasında son yıllarda diyalog kanalları açık tutulmasına rağmen Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’deki temel görüş ayrılıkları devam ediyor. Yunanistan, Türkiye ile arasındaki temel hukuki uyuşmazlığın kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırması olduğunu savunuyor. Türkiye ise deniz yetki alanlarının yanı sıra bazı adaların silahlandırılması ve statüsü gibi başka başlıkların da iki ülke arasındaki sorunlar arasında bulunduğunu belirtiyor.
New York’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis arasında bir görüşme yapılması ihtimali de diplomatik gündemin yakından izlenen başlıklarından biri. Ancak mevcut resmî programlarda bu görüşmenin kesinleştiğine ilişkin açıklama bulunmuyor. Bu nedenle olası temasın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği liderlerin New York programlarının ilerleyen bölümünde netleşebilir.
Kıbrıs dosyasında ise daha somut bir diplomatik süreç yürütülüyor. Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi lideri Nikos Christodoulides, BM Genel Kurulu öncesinde 17 Eylül’de BM gözetiminde bir araya geldi. Görüşmede müzakere yöntemi, esas konular ve güven artırıcı önlemler ele alındı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise Genel Kurul marjında yeni bir 3+1 veya 5+1 toplantısı düzenlenmesinin planlanmadığını açıkladı. Guterres, yeni bir genişletilmiş toplantının ancak sonuç alınabilecek şartların oluşması halinde yapılması gerektiğini vurguladı.
Bu açıklama, New York temaslarının Kıbrıs sorunu açısından doğrudan yeni bir kapsamlı müzakere süreci anlamına gelmediğini gösteriyor. Ancak tarafların BM Genel Sekreteri ve BM’nin Kıbrıs sürecindeki temsilcileriyle yapacağı görüşmeler, ileride düzenlenebilecek yeni toplantılar için zeminin hazırlanması bakımından önem taşıyor.
Doğu Akdeniz’deki enerji dengeleri de diplomatik hesapların önemli parçalarından biri olmaya devam ediyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bölgede enerji iş birliklerini Mısır, İsrail ve diğer ortaklarla geliştirmeyi sürdürürken Türkiye, kendi kıta sahanlığı ve Kıbrıs Türklerinin haklarının gözetilmesi gerektiğini savunuyor.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığının son dönem açıklamalarında da Doğu Akdeniz, enerji diplomasisi ve Türkiye-Yunanistan ilişkileri dış politika gündeminin temel başlıkları arasında yer alıyor.
BM Genel Kurulu sırasında yapılacak temasların Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıklara kısa vadede kapsamlı bir çözüm üretmesi beklenmiyor. Buna karşın Ankara ile Atina arasındaki siyasi diyaloğun sürdürülmesi ve Kıbrıs’ta BM gözetimindeki temasların devam etmesi, bölgesel gerilimin yönetilmesi açısından diplomatik kanalların açık kaldığını gösteriyor.
Kaynak: Birleşmiş Milletler, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, BM Kıbrıs süreci, Reuters
Derleme: OGÜNhaber GPT