Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, Suudi Arabistan’la çatışmalar sürerken Türkiye ve Pakistan’a Yemen’deki savaşa doğrudan dahil olmama çağrısında bulundu.
Yemen’deki Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, Türkiye ve Pakistan’ın siyasi veya ekonomik çıkarlar uğruna Suudi Arabistan’ın yanında Yemen savaşına katılmaması gerektiğini söyledi. Açıklama, Hakan Fidan’ın Riyad’ın askerî ihtiyaçlarının özellikle teknik alanlarda karşılanabileceğini belirtmesinden iki gün sonra geldi. Ankara, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ağustosta üçlü savunma anlaşması imzalanmıştı.
Yemen’deki Ensarullah hareketinin lideri Abdulmelik el-Husi, Suudi Arabistan ile çatışmaların yeniden yoğunlaştığı dönemde Türkiye ve Pakistan’a doğrudan mesaj vererek iki ülkenin Yemen savaşına dahil olmaması çağrısında bulundu.
El-Husi, 21 Eylül’de 21 Eylül Devrimi’nin 12. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı televizyondan yayımlanan konuşmasında Suudi Arabistan’ın bölgedeki ülkeleri Yemen’deki çatışmaya çekmeye çalıştığını öne sürdü. Husi yönetimine bağlı SABA haber ajansının aktardığına göre el-Husi, özellikle Türkiye ve Pakistan’ın adını verdi.
“Suudilerin bugünlerde yapmaya çalıştığı şey, başkalarını Yemen’e yönelik saldırıya dahil etmek; özellikle Türkleri ve Pakistanlıları.” (Abdulmelik el-Husi, SABA)
El-Husi, Türkiye ve Pakistan’ın siyasi veya ekonomik kazanç beklentisiyle Suudi Arabistan’ın yanında çatışmaya girmemesi gerektiğini savundu. İki ülkeye Yemen’deki savaşa taraf olmak yerine çatışmanın sona erdirilmesine yönelik rol üstlenmeleri çağrısında bulundu.
Husi liderinin Suudi Arabistan’ın Türkiye ve Pakistan’ı savaşa çekmeye çalıştığı yönündeki sözleri kendi iddiasına dayanıyor. Suudi Arabistan’ın Ankara ve İslamabad’dan Yemen’e asker göndermesini resmen istediğine ilişkin bağımsız olarak doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.
Bununla birlikte açıklama, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a savunma alanında destek verebileceğini kamuoyuna duyurmasından iki gün sonra geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 19 Eylül’de NTV’ye yaptığı açıklamada, Husilerin devam eden saldırıları nedeniyle Suudi Arabistan’ın bazı askerî ihtiyaçlarının ortaya çıkabileceğini söyledi.
“Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine yönelik çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz. Bizim paktımızda bir ittifak anlaşmamız var. Bu konuda ciddi bir dayanışma içerisindeyiz.” diyen Fidan, Riyad’ın “özellikle bazı teknik konularda” askerî ihtiyaçları olabileceğini ve Türkiye’nin bunların karşılanmasında sorun görmeyeceğini belirtti.
Reuters’a göre Fidan’ın sözünü ettiği anlaşma, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ağustos ayında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması. Anlaşmanın temel hükmü, üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının diğerlerine de yapılmış sayılmasını öngörüyor.
Fidan, anlaşmanın imzalanmasının hemen ardından 8 Ağustos’ta Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada da yardım mekanizmasının otomatik olarak asker gönderilmesi anlamına gelmediğini belirtmişti. Fidan’a göre destek; istihbarat, lojistik, mühimmat veya daha ileri aşamada askerî birliklere kadar farklı biçimler alabilir ve bunun için ilgili ülkenin talepte bulunması gerekiyor.
Pakistan ise Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar karşısında savunma anlaşmasına bağlılığını vurgulamakla birlikte, Husi saldırıları nedeniyle askerî karşılık verilmesine ilişkin bir karar alınmadığını açıkladı. Reuters, İslamabad’ın anlaşma kapsamında herhangi bir askerî müdahale görüşmesi yapılmadığını bildirdiğini aktardı.
Yemen’de sahadaki çatışmalar da son haftalarda yeniden ağırlaştı. Reuters’ın 21 Eylül tarihli haberine göre Husiler, Suudi Arabistan destekli Yemen hükümetine bağlı güçlerin elindeki bölgelerde ilerleyerek Kızıldeniz kıyısı ile ülkenin güneyi arasındaki stratejik dağlık alanları ele geçirmeye çalışıyor. Suudi Arabistan ise Husi mevzilerine yönelik yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Birleşmiş Milletler verilerine göre son çatışma dalgasında yaklaşık 700 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı ve yaklaşık 130 bin kişi Yemen içinde yerinden edildi.
Husiler aynı zamanda Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırdı. Reuters, 19 Eylül’de Fidan’ın açıklamasını aktarırken bu saldırıların Suudi şehirlerini, enerji altyapısını ve deniz taşımacılığını hedef aldığını bildirdi. Türkiye de Husi saldırılarını kınayarak durdurulmaları çağrısında bulundu.
Dolayısıyla el-Husi’nin Türkiye ve Pakistan’a yönelik açıklaması, yalnızca siyasi bir uyarı niteliği taşımıyor; üç ülke arasındaki yeni savunma anlaşmasının Yemen’deki mevcut çatışmalar karşısında nasıl uygulanacağına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.
Kaynak: Reuters, T.C. Dışişleri Bakanlığı, SABA
Derleme: OGÜNhaber GPT